Zengin İletişim

NLP Eğitimi’ne katılarak kendinizle ve başkalarıyla kurduğunuz iletişimin kalitesini yükseltebilirsiniz. Zengin İletişim kurmağı öğrenebilirsiniz.

NLP Eğitimi’nin bundan önceki bölümlerinde insanların ‘Bilgi İşlem Tarzlarındaki’ farklılıkları öğrendiniz. Bu bilgileri, kuracağınız iletişimlerde kullanarak, daha Etkili İletişim kurabileceksiniz. İletişiminiz zenginleşecek.

NLP Önvarsayımı:

“Her zaman kendiniz için düşündüğünüzden daha fazlasısınız.”

Bugüne kadarki NLP derslerinde insanların NASIL Bilgi İşlediklerini (Process Information) ve olayları NASIL anlamlandırdıklarını gördük. İnsanlar sizi anlasınlar istiyorsanız, önce siz onların NASIL anladıklarını ya da en azından anlamak için NASIL çaba gösterdiklerini anlamak zorundasınız. Başkalarının NASIL Bilgi İşlediklerini anladığınızda, iletişiminizi onların algılayış tarzlarına uygun şekilde düzenleyebilirsiniz. İnsanlara Ayak Uydurmak (Pacing) ve Onları Yönlendirmek (Leading) üzerine çalışmalara geçmeden önce, onlarla empati kurmak ve onların davranışlarının daha az görünür yanlarıyla ilgilenmek (rapport) gerekir. Bu size Zengin İletişim Becerisi kazandıracaktır.

Kişisel başarımız büyük ölçüde iletişim kurmak becerilerimize bağlıdır. NE söylediğimiz kadar, NASIL söylediğimiz de önemlidir. Etkili İletişim kurmak istiyorsak, hangi iletişim kanalını kulanırsak kullanalım, dinleyicilerimizin ya da okurlarımızın kalplerini ve zihinlerini sarmak zorundayız. İnsanların kalplerini soğutan ve konuyla ilgilerini yitirişlerine yol açabilecek bir dil de kullanabiliriz (bazı eğitmenler gibi); onların kalplerini ısıtacak ve konuyla ilgilenişlerini sağlayacak bir dil de kullanabiliriz (bazı eğitmenler gibi).

Başarılı liderlerin çoğu fark yaratan bir dil’e sahiptir. İçsel Deneyimlerimiz geliştikçe, onları ifade edecek dilimiz geliştikçe, bizi dinleyenlerin ve okuyanların Zengin İletişim ile tanışmalarını sağlayabiliriz. Etkili bir iletişim kurmak için saygı, güven ve anlayış ortamı yaratmak gerekir. Uyum sağlamak gerekir. Zengin bir dl kullanmak (bkz. VAKOG) gerekir.

Özel yaşamımızda dilimiz ile, düşüncelerimiz ile ve konuştuğumuz sözler ile kendi kaderimizi yarattığımız gibi, başkalarının kaderlerini de etkilemekteyiz.

İş dünyasında ‘Etkili Profesyonel İletişim’ daha önce hiç bu kadar önemli olmamıştı. ‘Ekip Kurmak’ ve ‘Tüketici Hizmetlerini Geliştirmek’ gibi programlardaki başarı artık Etkili Profesyonel İletişim Eğitimleri ile geliştirilmektedir.

John Schermerhorn and David Chappell:

“Perception and communication: Perception is the process through which people receive, organize and interpret information from the environment.
Improving Communication:

1. Active Listening.

2. Constructive Feedback.

3. Open Communication Channels.

4. The use of Space and Technology.

5. Valuing Culture and Diversity.”

 

“These 5 things can be done to overcome barriers; minimize perceptual distortions; improve the process of communication.”

Ben Taylor:

“The understanding of HOW to ‘convey’ (iletmek, aktarmak, bkz. encoding) when speaking and ‘interpret’ (yorumlamak) when listening ‘meaning’ is always be essential for Effective Communication, Management and Relationships. The study of Albert Mehrabian and Susan Ferris in 1967, was designed to investigate the ‘Decoding’ of Inconsistent and Consistent Communications of Attitude in ‘Facial’ and ‘Vocal’ channels (bkz. Inconsistent Messages, in NLP Terms, ‘Incongruencies’ – Tutarsızlıklar). Mehrabian established this classic statistic for the effectiveness of spoken communications: 7 percent of meaning is in the words that are spoken; 38 percent of meaning is paralinguistic (the WAY that the words are said); 55 percent of meaning is in facial expression.”

John Schermerhorn ve David Chappell:

“Active Listening: When people ‘talk’, they are trying to communicate something. That ‘something’ may or may NOT be what they are saying. Active Listening is the process of helping the source of a message say exactly what he or she really Means. Rules for Active Listening are:
1. Listen for Message Content – try to hear exactly what content is being conveyed in the message.

2. Listen for Feelings – try to identify HOW the source feels about the content in the message.

3. Respond to Feelings – let the source know that her or his feelings are being recognized.

4. Note all Cues – be sensitive to NonVerbal and Verbal Messages; be alert to Mixed Messages.

5. Paraphrase and Restate – state back to the source what you think you are hearing.”

Dr. Dorothy Brockopp:

“Each one of us ‘takes in’ or ‘access’ information in a particular manner. While ‘touch’ may communicate a message quickly and effectively for one individual; ‘sounds’ or ‘pictures’ may be more effective for another person. People also ‘process’ or ‘make sense out of’ information differently depending on the Sensory Modality (Duyusal Temsil Sistemi) through which they receive it. The 3 Modalities (VAK) that are most often used in this culture to ‘access’ and ‘process’ information are the Kinaesthetic, the Auditory and the Visual. Individuals tend to favor one mode even though, to some extent, they use all three. Bandler and Grinder claim that the most Effective Communicators are highly proficient in all of the Modalities and can move from one to another at will and with easy.”

Hazel Mackey and Susan Nancarrow:

“An Effective Rehabilitation Worker is concerned with the general wellbeing and growth of the client. If a good relationship is to develop, the foundations for it need will depend on your ‘Communication Skills’. Two important areas for ‘Effective Communication’ are ‘Questioning’ and ‘Explaining’. Both are underpinned by ‘Active Listening’, ‘the skilful use of silence’.
1. ‘Active Listening’: It is important to allow the client to articulate areas in which they are having difficulty or which they may wish to know more about. Listening Attentively requires you to take ‘Active Role’, NOT a passive one. NOT only do you need to pay attention to what is being presented, BUT you must also demonstrate this attention.
1.a. ‘Attention to Verbal and Non-Verbal Cues’: This can be achieved through your ‘Body Language’, ‘Facial Expression’ and ‘Eye Contact’, as well as ‘Verbal Encouragements’.
1.b. ‘The Use of Silence’: Silence can be uncomfortable, especially when those present do NOT know one another well, BUT it does allow time for ‘Reflection’ (standing back and thinking about the experience. WHAT did it mean? HOW do I feel?) and if NOT hurriedly filled, CAN Communicate that you have time and interest in the client.
2. ‘Questions’: Asking Questions can fulfil many purposes, such as ‘to clarify understanding’, ‘to promote curiosity’ and ‘to emphasize KEY points’. Questioning stimulates interaction and can be ‘Effective’ and ‘Useful’ when thoughtfully developed, or ineffective and stifling when used carelessly. They can be classified as ‘Closed’, ‘Leading’ or ‘Open’ Questions. ‘Closed Questions’ usually only require a ‘Yes’ or ‘No’ answer. They leave little room for the respondent to open up the conversation. ‘Leading Questions’ are phrased in such a way as to direct the respondent into giving the answer the questioner expects. In a ‘Rehabilitation Programme’, ‘Questions’ should usually be open: that is, they CAN NOT be answered with a simple ‘Yes’ or ‘No’, so as to invite discussion and reflection. Questions beginning with ‘Why’, ‘What’, ‘How’, ‘When’, ‘Who’ and ‘Where’ are particularly ‘Effective’ in opening up the discussion and helping people clarify what they are trying to express.”
3. ‘Explanations’: Explaining often goes hand in hand with Questioning. Clear explanations are dependent upon knowing precisely what you wish to explain. It is important to present only as much information as people can cope with at anyone time.”

Roz Townsend:

“Daha etkin bir dinleyici olursak:

1. Kavrama yeteneğimiz gelişir

2. Yerinde tepkiler veririz

3. Daha etkili bir iletişim sağlarız

4. Daha üretken oluruz

5. Sorunları çözmek kabiliyetimizi geliştiririz

6. İlişkilerimizi geliştiririz

7. Daha uzun süre dikkatimizi odaklamağı başarabiliriz.”

Roz Towsend:

“Etkin Dinlemek:

1. Bilgiyi duymak (Kulaklarınız ne durumda? Kulak kontrolüne ihtiyacınız var mı?)

2. Konuşmacının söyledikleri arasından bilgiyi seçmek

3. Bilgiye ‘Anlam’ yüklemek

4. Kendi düşüncemizi belirlemek

5. Kendi düşüncemizi söylemek.”

Sue Knight:

“Enriched Communication is the essence of motivation and commitment. Appeal to the Eyes, Ears and Feelings of your listeners and you will have their understanding and their attention. Inspirational Leaders throughout history have instinctively had the ability to capture the hearts and minds of their audience. By understanding the components of Enriched Language, you too can inspire and delight your listeners. Bring your Business Meetings and Presentations ‘Alive’ with your Skilled Use of Language.”

Carol Harris:

One of Virginia Satir’s ways of working was with what she termed ‘Parts Parties’ where people would ACT out the characteristics of different facets of personality. A model which is associated with her is her analysis of Five Different Personality Elements, which have become known as ‘Satir Categories’. She gave these categories the names of

1. Blamer (Suçlayan)

2. Placator (Yalvaran)

3. Distractor (Dağınık)

4. Computer (Hesapçı)

5. Leveller (Dengeleyici).

 

Each can be recognized through typical ‘Postures’ and ‘Modes of Communication’. These ‘Patterns’ (Kalıplar) are discussed in her Book ‘Peoplemaking’, published in 1972.”

Virginia Satir:

“İlk 4 İletişim Kalıbı ‘şüpheli bütünlüğe’, ‘pazarlıklı sadakate’, ‘sahtekarlığa’, ‘yalnızlığa’, ‘düşük performansa’ ve ‘hayali sorunlarla yıkıcı bir tutumla ilgilenmeğe’ götürür. 5. İletişim Kalıbı olan Dengeleyici Hale Gelmek ise ‘cesur bir yürek’, ‘yeni inançlar’ ve ‘yeni beceriler’ gerektirir.”

John Scott and Arthur Rochester:

“Interviews need greater skill in Building Rapport.”

Paul Swets:

“In some cases, speaker and listener will end up with a limited ‘Match’ (Eşleşmek) of meanings or NO Match at all.”

Joseph O’Connor and Ian McDermott:

We Build Rapport and there trust, in a face to face meeting in many ways, with our Words, our Body Language and our Voice Tone. There have been studies, following the classic work by Albert Mehrabian at the University of California at Los Angeles, of the impact of Body Language and Voice Tone on our perception of the trustworthiness of other people. These have shown that if Words and Body Language ‘Conflict’, we nearly always take the NON-Verbal Message as the more significant, although our conscious attention is mostly on the ‘words’.”

Joseph O’Connor and Ian McDermott:

“The ‘Impact’ (Etki) of Body Language and Voice Tone on our ‘Perception’ of the trustworthiness of ‘Other People’: The classic work of Albert Mehrabian have shown that ‘if’ Words and Body Language ‘conflict’, we nearly always take the Non Verbal Message as the more significant, although our ‘Conscious Attention’ is mostly on the Words.”

Effective Communication (Etkili İletişim) ve Active Listening (Aktif Dinlemek) konusundaki İngilizce ve Türkçe kaynakların tanımlarındaki çeşitlilik hayret vericidir.

Dr. Lee Pulos: “Qualities of High Performance”

“Our ‘self talk’ is one of the things that keeps reinforcing Information in our subconscious our reputation with ourselves. So High Performance people are very conscious of that, and they’ll stop it right away and change it to something else. You never hear them saying things about themselves that are depreciatory like that. High Performance people are constantly ‘Programming Positive Self Talk’, High Self Esteem. People with ‘Low Self Esteem’ (Düşük Özdeğerli Kişiler) are more subject to ‘Psycho Physiological Stress Disorders’.”

. . .

Hikaye: “I can NOT stand.” – Dr. Lee Pulos anlatıyor:

“Hipnoterapist Dr. Lee Pulos’u bir gün bir hastanın evine götürdüler. Hasta adamın ‘kasları’ o kadar gergindi ki, ayakta durmakta bile güçlük çekiyordu. Son haftalarda durumu daha da kötüleşmişti. Bir sandalyede oturmaktan ya da bir koltuğa uzanmaktan başka bir şey yapamayacak hale gelmişti. Bu adamın ayakta duramaması için görünürde hiç bir fiziksel sebep yoktu. Doktorları artık tedaviyi bırakmışlardı. Dr. Lee Pulos bu adamla Hipnoz Çalışmaları yapmağa başladı. Adam ‘Zamanda’ geriye doğru gitmeye ve bu durumu aşmasına yardımcı olacak bazı ‘Hayat Olaylarını’ hatırlamağa başladı. İş Hayatıyla ilgili bazı ayrıntıları hatırlamağa başladı. Büyük bir Şirkette görevliydi ve çok çalışıyordu. Patronu ise onun çalışmalarından hiç tatmin olmuyordu. Konuşmaları ve tavırlarıyla sürekli olarak onu gücendiriyordu. Zamanda Hipnotik Gerileme sırasında Patronunu her gördüğünde ‘Sinirlendiğini’ ve içinden ‘Bu adama artık Tahammül Edemiyorum’ anlamına gelen ‘I can not stand’ dediğini Hatırladı. Bu durum ‘Küskünlük’ ve ‘Öfke’ içinde yüzlerce, belki de binlerce kez tekrarlanmıştı. ‘I can not stand’ sözü aynı zamanda ‘Ayakta Duramıyorum’ anlamına da gelmekteydi. Aylar ve Yıllar süren bu ‘İçsel Konuşmalar’ (Inner Talks) ve ‘Stres’ onun kaslarını ‘kilitlemişti’. Çünkü adamın bilinçaltı onun ayakta duramayacağına inanmıştı. Yani Olumsuz bir Hedef Belirlemişti. Adam sonunda yatalak olmuştu. Hipnoz seanslarını yorumlarken adam ‘Kendisine Neler Yaptığını’ farketti ve bu ‘düğümü’ çözmeği başardı. Hedefine Odaklanarak Bilinçaltına ‘Yeni’ ve ‘Olumlu’ Mesajlar vermeğe başladı. Bir ay içinde ayakta durabilmeğe başlamıştı bile. Kısa bir süre sonra küçük adımlarla yürümeğe başladı.”

Hikaye: “Keşke Kocam Karl bu adamı İşe Almasaydı.”-Donald Weiss Anlatıyor:

“Bir yöneticinin karısı şöyle yakınıyordu:

‘Kocam Karl enkaza döndü. Her gün Ron’dan yakınıyor, geceleri kabuslar görüyor. Bütün zamanı ‘Ron’un yol açtığı sorunları çözmekle’ geçiyor. Bu Ron denen adam, saldırgan, herkese tepeden bakan biri. İşini de doğru dürüst yapmıyor. Ama kendisine sorsan, şirkette en iyi çalışan o. Başkalarının işini bile daha iyi bildiğini sanıyor. Keşke Kocam Karl onu işe almasaydı’.”

Donald Weiss’ın yorumu: Uygun olayan insanları İşe Alan Yönetici, onları eğitmeğe, onlara yol göstermeğe ve onların hatalarını düzeltmeğe çok fazla zaman harcar.

Benzer Konular: