NLP İletişim Modeli

NLP Eğitimi’ne katılarak dünyanın en güçlü iletişim modelini öğreneceksiniz. Değerlerin sizi nasıl motive ettiğini öğreneceksiniz.

NLP Önvarsayımı:

“İnsanlar kendi kafalarındaki ‘Gerçeklik Haritasına’ tepki gösterirler, Gerçekliğin kendisine değil.”

NLP İletişim Modeli‘nde süreç, ‘Dışsal bir olay’ın Duyusal Girdi Kanallarımızdan girişiyle, Duyusal Algı ile (sensory perception) başlıyor. Bu Olay’ı bilişimiz aşağıdaki Duyusal Girdi Kanalları’ndan gelen ‘Bilgi’yi (information) deneyimleyişimizle ortaya çıkıyor: VAKOG Beşlisi: V-Visual gördüğümüz şeyler ve başkalarının bakışları; A-Auditory işittiğimiz sesler ve başkalarının sözleri; K-Kinesthetic hislerimiz ve dokunuşumuz ve başkalarının hisleri ve dokunuşları; O-Oflactory kokladığımız kokular; G-Gustatory tattığımız tatlar.

Dışsal Olayla ilgili bilgilerin (information) Duyusal Girdi Kanalları’ndan (VAKOG Beşlisi) geçerek Bilinçaltı Zihnimize girişinden sonra bu dışsal olay ile ilgili bilgilerin İçsel Temsil’ini (Internal Representation) yapmadan önce bu Dışsal Olayla ilgili bilgileri filtreliyoruz. Siliyor, çarpıtıyor ve genelliyoruz. Dr. Fritz Perls ve Richard Bandler‘a göre ‘Dışsal Duyusal Deneyim’ önce Duyusal Girdi Kanalları Beşlisi VAKOG tarafından filtreleniyor. ‘Preferred Representational Systems’ (Tercih Edilen Temsil Sistemleri) tarafından filtreleniyor.

Bilinçdışı zihnimizin (beynimizdeki, sinir sistemimizdeki, kaslarımızdaki kayıtlardan oluşan bir mekanizma) filtrelemek görevi içeri giren çok miktardaki data’yı (yaklaşık 2.000.000 bits of information) bilinçli zihnimizin anlayabileceği miktara (magic number 7) indirgemektir. Filtreleyiş işlemleri, hangi duyusal girdi kanalını kullandığımıza, tercih ettiğimiz temsil sistemlerimize, metaprogramlarımıza, değerlerimize, inançlarımıza, tutumlarımıza, bellek kayıtlarımıza ve kararlarımıza göre yapılıyor. Böylece Dışsal Olaylar ile ilgili kendi İçsel Temsillerimizi, kendi Gerçeklik Haritalarımızı yaratıyoruz. bilinçaltımızdaki bu kayıtlar bizim duygusal halimizi de içeriyor.

Filtrelenmiş ‘Bilgi’ (information) bir an için 7+2 ile 7-2 aralığına indirgenerek, bilinçli zihnimize gönderiliyor. Bilinçli Algılara (conscious perceptions) dönüşüyor.

Beynimizde, Sinir Sistemimizde ve Kaslarımızda kayıtlanan bu İçsel Temsiller, bizde belirli bir ruh hali oluşrturuyor ve fizyolojimizi belirliyor. Bu Ruh Hali bizim hangi metaprogramı seçeceğimizi, Özdeğer düzeyimizi, kendilik imgemizi ve davranışlarımızı belirliyor. Duyusal Deneyimin (duyusal deneyimin derin yapısının) İçsel Temsili, Birinci Zihinsel Harita. Biz aslında dışsal olayın kendisini değil, onun İçsel Temsilini deneyimliyoruz. Bu deneyim ile ilgili olarak konuştuğumuz sözler (konuşulan sözlerin yüzeysel yapısı) ise İkinci Zihinsel Haritayı oluşturuyor.

We do not all see the same objects or have the same experiences. The fact that other people do have ‘different’ maps and meanings adds richness and variety to life.

A speaker can have a complete and full idea of ‘what he wish to say’. This is called the ‘Deep Structure’ in NLP. The ‘Deep Structure’ is not ‘conscious’. Language exists at a very deep level in our Neurology. We shorten this ‘Deep Structure’ to talk clearly and what we actually say is called the ‘Surface Structure’. We each ‘Experience’ the world in a unique way. We give ‘Words’ Meaning through their ‘Anchored Associations’ (‘Çapalanmış Çağrışımlar’) to objects and experiences throughout our life.

NLP Eğitmeni Tad James:

“Your time line (Sizin Zaman Çizginiz) is HOW your Unconscious Mind ‘encodes’ (Kodlamak) and ‘stores’ (Biriktirmek) your memories. It is HOW you know the difference between a ‘Past Memory’ and a ‘Future Dream’. The Processes for 1. ‘Creating Your Future’ are as powerful as the Processes for 2. ‘Releasing Negative Emotions’ and 3. ‘Clearing Out Limited Decisions’. These 3 Techniques comprise the Major techniques of Time Line Therapy.”

NLP Eğitmenleri Joseph O’Connor and Ian McDermott:

“Our ‘States’ (Ruh Hallerimiz) are constantly changing as we React to Environment. We Elicit (Buradaki anlamı: Yönlendirmek) ‘State’ in others all the time, through our ‘Words’, ‘Voice Tone’ and ‘Body Language’, often without knowing what we are doing. Calibration (bkz. Kalibrasyon, 16) is the NLP Term for the Skill of Recognizing ‘States’ in others. The two most important Questions so far are: 1. What ‘State’ do I want to be in to make best use of what is happening to me. 2. HOW can arrange it?

To have ‘Choice’ about your ‘State’, you need to know what ‘Triggers’ it. Think of ‘Television Advertisements’. The most Effective are those that Link a ‘Product’ to a ‘Desirable State’. For example, many ‘Car Advertisements’ say nothing about the ‘Car’ except the ‘Name’ and the ‘Manifacturer’; what they do is ‘set a scene that associates the ‘Car’ with some ‘Deirable State’ like ‘Exitement’, ‘Feeling Free’, ‘Being in Control’ or ‘Being Succesful’.”(bkz. Light TV Trance)

NLP Eğitmenleri Tad James ve Wyatt Woodsmall‘a göre bizim ‘İçsel Temsillerimiz’, ‘Bellek Kayıtlarımız’, ‘Kararlarımız’, ‘Deneyimlerimiz’ zaman çizgimizde biriktiriliyor. Bizim dünya ile nasıl ilişki kurduğumuzu belirliyor. Her insanın bir zaman çizgisi var ve o insanın kişiliğinin temelini oluşturuyor. Bir insanın kişiliğini anlamak için anahtar. Bellek kayıtlarımızı, kararlarımızı ve deneyimlerimizi zaman çizgimize ‘Kaydediş Tarzımız’, yaşamımızı nasıl deneyimlediğimizi ve zamanı nasıl deneyimlediğimizi etkiliyor.

Zaman Çizgisi: Hatıraların ya da bellek kayıtlarının zihinde düzenleniş biçimine ‘Zaman Çizgisi’- ‘Time Line’ deniyor.

Zaman İçinde: Eğer bir kişi ‘hatıralarını’ geçmiş başının arka tarafında, şimdi başının içinde ve gelecek başının ön tarafında olacak şekilde bir çizgi şeklinde düzenliyorsa, bu düzenleniş tarzına ‘Zaman İçinde’-‘In Time’ deniyor.

Zaman Yoluyla: Eğer bir kişi ‘hatıralarını’ başının ön tarafında ve geçmiş solunda, şimdi önünde ve gelecek sağında olacak şekilde düzenliyorsa bu düzenleniş tarzına ‘Zaman Yoluyla’-‘Through Time’ deniyor. Hatıralarını ‘Zaman Yoluyla’ düzenleyen bir insandan motivasyonunun çok yüksek olduğu bir anı hatırlasın istersek, muhtemelen böyle bir anı hatırlayamayacak, fakat size kendisini motivasyonu yüksek olarak hissettiği anları genel olarak düşünebildiğini söyleyecektir. Çünkü ‘Zaman Yoluyla’ düzenlenmiş hatıralar, belirli bir konu etrafında (bu örnekte motivasyon) bir üzüm salkımı gibi düzenlenmişlerdir. Bu düzenlenişe NLP’de ve Time Line Therapy’de ‘Gestalt’ denmektedir.

Time Line Work: NLP Eğitmenleri Steve Andreas ve Connirae Andreas:

“There are 2 very major typs of time line work. You can change a traumatic memory on the time line 1. reorienting in time; 2. by adding in resources.”

Joyce Meyer:

“Hard hearted people break ‘marriages’ and ‘friendships’ too quickly.”

. . .

Hikaye: “Master Practitioner Training in Los Angeles Last Year”-NLP Eğitmeni Tad James anlatıyor:

“Over the years, as I looked at the subject of time management and goal setting, I began to realize that some people Achieved their Goals and some did NOT. I began to notice that there was a significant difference between people who attained their goals and those who did NOT. The people who got their goals, among other things, stored the goal differently, internally, from those who did NOT. Then, as I taught ‘time line’ to NLP Classe all over the Country, I began noticing that the techniques I was teaching had an ‘Impact’ (Etki) on people’s ability to have what they wanted in the Future. In fact, at a Master Practitioner Training in Los Angeles last year (1987), fifty percent (yüzde elli) of the participants ‘doubled’ their income. One ‘tripled’ this. I remember asking him what happened. He told me that he had followed the Process for Programming his future that we did in class. Interestingly, he forgot about it until I asked about the effects of ‘Future Programming’ at a subsequent class, at which point he told me that the event had happened exactly as he had programmed it into his future.”

. . .

Hikaye: “Tenisçinin Başarısı”-NLP Eğitmeni Joseph O’Connor

“NLP Eğitmeni Joseph O’Connor kendisinden önce birçok Koç ve Psikolog’dan yardım almış iyi bir ‘Tenisçi’ye yardımcı olmağa başlamıştı. Joseph O’Connor’a göre ‘Rehberlikte’ önemli olan danışanın ‘zayıflıklarına’ odaklanmak yerine ‘güçlü yanlarına’ odaklanmaktı. Halbuki kendisinden öncekiler bunun tam tersini yapmışlardı. Tenisçi zaten neleri yanlış yaptığını çok iyi biliyordu ve tenis maçı sırasında bu hareketleri yapmamağa odaklanıyordu. Bu da onun iyi oynamasını engelliyordu. Joseph ona hedefini gerçekleştirmek için geçmişte iyi oynadığı ve her şeyin yolunda gittiği tenis maçlarını hatırlasın ve bunlara ‘odaklansın’ istedi. Profesyonel sporculuğun en yüksek düzeylerinde ‘Farkı’ yaratan, ‘Odaklanma’ ve ‘Zihinsel beceriler’dir. Bu ‘Odaklanış Durumu’ bilinçli çabalarla ve çözümlemelerle yakalanamaz. Bilinçdışına ulaşılmak gerekir. Tenisçi NLP Tekniklerini uygulamağa başlayarak ‘hatalarından kaçınmaya çabalamak’ yerine, ‘kendi mükemmellik anlarını modellemeğe’ başladı. Böylelikle antremanlarda bu mükemmel oynama ruh haline daha sık girebilmeğe başladı. Maçlardaki başarısı büyük oranda arttı.” (Bu Hikaye Yaklaşan/Uzaklaşan Meta Program Kalıbı ile ilgili)

. . .

Hikaye: “Linda’nın Hikayesi”-Psikiyatrist Dr. Don Colbert anlatıyor:

“As I walked into the room I could almost feel the ‘Heavy Cloud of Depression’. Linda, a middle aged women of Greek descent, sat quitely weeping (sessizce ağlayarak oturuyordu) in the exam room, waiting for me to enter. She was eager to share her ‘Story’ (Hikayesini paylaşmağı) with someone. The heavy cloud of depression hanging over her. Lindie had not come to me for treatment of her depression. She had come to me with one of the Worst Cases of Fibromyalgia I have ever seen. She had chronic fatigue. She was nearly bedfast owing to high blood pressure and arthritis. The good news is that ‘Broken Hearts’ can be mended.

(Tedavi Sürecinden SONRA) Linda was able to overcome her lose weight, and break free from terrible bondage of depression and guilt (Suçluluk Duygusu). She did so by recognizing first that she could ‘CHANGE’ the ‘damaging thought processes’ that had led to her woundings and depression. She learned to get in touch with her own ‘heart’. She also learned to have hope.”

Benzer Konular: