Milton Modeli

NLP Eğitimi’ne katılarak direnç oluşturmadan ikna etmeği ve Bilinçdışı Zihnin bir hedefin gerçekleştirilmekliği üzerine yönlendirilişini öğreneceksiniz. Bu alanda beceri kazanarak daha iyi bir lider, öğretmen ya da koç olabileceksiniz.

NLP Önvarsayımı:

“Danışmana direnç gösteren danışanlar yoktur, esnek olmayan ve uyum sağlayamayan danışmanlar vardır.

Yaşamımızın ana eksenini, yaşam hikayemizi anlatırken ağzımızdan dökülen sözcüklerin deseni oluşturuyor. Her birimiz ‘duygusal tutumlarımızı biçimlendiren’ kendi hikayemizi yaşıyoruz. Dünyayı nasıl gördüğümüzü, seçim ya da terchlerimizi nasıl yaptığımızı, dış görünüşümüzü, kullandığımız Dil’deki İmgeleri bu hikayemiz belirliyor.

“Milton Model is using artfully ‘Vague Language Patterns’ to pace another person’s experience and access ‘Unconscious Resources’. Basing on the language used by Dr. Milton Erickson.”

Milton Modeli Dil Kalıpları, DİL’i şu amaçlarla kullanmaktadır:

  1. Danışanın Gerçekliğine ‘Ayak Uydurmak’ (Pacing) ve sonra onu çözüm’e ‘Yönlendirmek’ (Leading).
  2. Danışanın bilinçli zihninin direncini, ego direncini devre dışı bırakmak.
  3. Danışanın Kendi Bilinçdışına ve Kendi Bilinçdışı Kaynaklarına erişmesine yardımcı olmak.
  4. Danışanın bilinçdışı kaynaklarını, danışanın sorununun çözülmesine yönlendirmeye çalışmak.

Hikaye Anlatmak

Dr. Milton Erickson tedavi sırasında mecazları çok kullanırdı. Çünkü Bilinçdışı Zihnin ilişkilere, karşılaştırılara ve benzetişlere karşı çok hassas olduğunu biliyordu. Bir danışanın sorunuyla ve bu sorunun çözümüyle ilgili başarılı bir mecaz ya da bir hikaye yaratarak, bunu danışana anlatıyor ve onun bilinçdışına yol gösteriyordu. Hikayedeki unsurlar arasındaki İlişkiler, danışanın sorunundaki unsurlar arasındaki İlişkilere benzediğinde ve ‘Hikayenin Sonunda’ sorun bir şekilde çözüldüğünde, danışanın bilinçdışı bunu algılıyor ve kaynaklarını bu yönde harekete geçiriyordu.

Simon Stanton: The Use of Metafor:

“Using metaphor in training. Operationally the term ‘metaphor’ covers many ‘Linguistic Forms’ such as ‘Metaphors’, ‘Analogies’, ‘Similes’, ‘Examples’ and ‘Stories’. Although these ‘Forms’ are all different in the strict sense – people tend to react the same when they are used in a Training / Coaching / Counselling Setting. Much of the learning process takes place at the ‘Unconscious Level’ and the ‘Unconscious Mind’ tends to work more with ‘Relationships’ between things than with the things themselves.”

Dr. Lee Pulos: “Erickson Yöntemlerinden bazıları şunlardır:

  • Beden Dilini Okumak
  • Alışkanlıkların Yönünü Değiştirmek
  • Fikir Telkini
  • Gelişmiş bir İdeomotor Sinyal Veriş Tekniğini uygulayarak, trans içindeki bir kimsenin, Şuuraltı Zihni tarafından yönlendirilmek suretiyle ‘sorulara’ ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ şeklinde cevaplar verebilmesini sağlamak. Bu yol ile, fiziksel ya da psikolojik rahatsızlıklar doğuran ‘Şuuraltı İnanç Sistemlerini’ yoklamak. (bkz. Bilinçdışıyla İletişim Kurmak)
  • Kendi Şuuraltı Zihinlerindeki ‘Güçleri’ meydana çıkarmak için insanlara yardım etmek.”

Dr. Milton Erickson‘ın Sözleri:

“Ve benim sizden istediğim (…) geçmişinizden bir zamanı seçişiniz (…) küçük bir çocuk olduğunuz zamanı. Ve benim sesim sizinle birlikte gidecek. Ve benim sesim (…) sizin ebeveynlerinizi, sizin komşularınızı, sizin arkadaşlarınızı, sizin okul arkadaşlarınızı, sizin öğretmenlerinizi değiştirecek (…) Ve ben sizden küçük bir çocukken sınıfta oturduğunuz yeri bulmanızı istiyorum (…) Küçük bir çocuk, bir şeyden dolayı kendini çok mutlu hissediyor. Uzun zaman önce olmuş bir şeyden dolayı (…) Çok uzun zaman önce unuttuğu bir şeyden dolayı.”

. . .

Hikaye: “Bir Hafta Sonra” – NLP Eğitmeni Richard Bandler anlatıyor:

“Yıllar önce Hipnoterapist Dr. Milton Erickson Amerika’da Palo Alto’da bir Hastahanede çalışırken psikiyatristler yanlarında getirdikleri hastalarla birlikte odasının dışında kuyrukta bekliyorlarmış. Lisansüstü çalışma yapan genç bir psikolog yanındaki ‘insanların izerine bıçakla yürüyen ve çevresine zarar vermek için elinden gelen her şeyi yapan 17 yaşında bir delikanlıyla birlikte içeri girmiş. Dışarıda saatlerce kuyrukta beklerken delikanlı ‘Ahhh … şimdi bana ne yapacaklar … elektrik şoku mu uygulayacaklar … bana içeride ne yapacaklar …’ diye söylenip durmaktan hayli gerginmiş. Dr. Erickson ‘Bu delikanlıyı bana niye getirdiniz?’ diye sormuş. Psikolog da delikanlının hikayesini oldukça ayrıntılı bir şekilde anlatmış. Dr. Erickson Psikologu dinledikten sonra oturmasını söylemiş. Delikanlıya dönmüş ve gözlerinin içine bakarak ‘Bir Hafta Sonra bütün bu davranışlarının değiştiğini gördüğünde ne kadar da şaşıracaksın!’ demiş. Delikanlı da onun gözlerinin içine bakarak ‘Evet çok şaşıracağım!’ diye karşılık vermiş. Dr. Erickson tekrar delikanlının gözlerinin içine bakarak ‘Şimdi çık dışarı. Bu insanları da götür buradan!’ demiş. Psikolog odadan çıktığında Dr. Erickson’ın hastasıyla ilgilenmediğini düşünmeye başlamış. Bir hafta sonra delikanlının davranışlarının değiştiğini gördüğünde çok şaşırmış.”

. . .

Hikaye: “Altını Islatan Çocuk”Dr. Lee Pulos anlatıyor:

“Bir gün altı yaşındaki bir çocuğu ailesi Hipnoterapist Dr. Milton Erickson’a getirdi. Ailesi çocuklarının yatağı ıslatışını kessin diye Dr. Erickson’dan yardım istedi. Çocuğun saldırgan bir tutum takındığını gören Dr. Erickson ana babayı odadan çıkardı. Çocuğa dönüp gözlerinin içine bakarak “Sen onlara aldırma. Onlar çocukların 7. doğum gününe kadar yatağı ıslatmağı bırakmadıklarını bilmiyorlar” dedi. Birkaç hafta sonra, 7. doğum günü partisinden sonra çocuk yatağını ıslatmaz oldu.” (Dr. Lee Pulos’a göre bu hızlı ve ustaca yapılmış bir ‘Telkin’ (‘Suggestion’) gösterisidir.)

Benzer Konular: