Meta Model

NLP Eğitimi’ne katılarak Dilin Derin Yapısı ile Dilin Yüzeysel Yapısı arasındaki farkı öğreneceksiniz.

NLP Önvarsayımı:

“Başarısızlık yoktur, geri bildirim vardır.”

Yüzeysel Dil Yapısı’nı kullanırken (Konuşulan Sözler=Spoken Words), mesajın temelindeki ‘Duyusal Deneyim’ (Sensory Experience) ile ilgili olan birçok şeyi siliyoruz, çarpıtıyoruz ve genelliyoruz. Meta Model Soruları burada devreye giriyor. Önceden hazırlanmış ayrıntılı sorularla, sözel anlatımlarda eksik kalmış kısımlar hakkında ‘Bilgi’ edinebiliyoruz.

Joseph O’Connor and Ian McDermott:

“When we use language to ‘Chunk Down’ (bkz. Genel / Özel Meta Programı) we are going from ‘Words’ to the ‘Specific Experiences’ that underlie them. We are also discovering HOW we delete, distort and generalize our ‘experience’. To do this, we ASK some KEY questions that follow the thread back through the labyrinth, from the ‘Spoken Word’, past the grammatical structure underlying it to the ‘Representational Systems’ (VAKOGAid Altılısı) and finally to ‘Sensory Experience’.”

Chris Mace:

“The therapeutic face of philosophy. Cognitive Therapists often refer to a methodical process of Socratic questioning.”

Gerald Jampolsky:

“There are certain ‘Words’ and ‘Phrases’ that serve to ‘limit our power’:

1. impossible

2. can NOT

3. try

4. limitation

5. if only

6. but

7. however

8. difficult

9. ought to

10. should

11. doubt.”

“Based on ‘transformational grammar’ and identifies common deletions, distortions and generalizations that obscure the ‘Deep Structure’, ‘Original Meaning’. The Model has ‘clarifying questions’ that will restore the original meaning of the message.”

“Meta Model is a model that identifies ‘Language Patterns’ that obscure meaning in a communication through the processes of distortion, deletion and generalization, and specific questions to clarify and challenge ‘imprecise language’ to connect it back to ‘sensory experience’ and the ‘deep structure’.”

Rosalind Coward:

“The Subject is constructed in language.”

. . .

Meta Model Soruları

A. Silmek İle İlgili (Deletions):

  • Danışan: “O adam işe alınmadı.” Meta Model Sorusu: “Kim işe alınmadı?”
  • D: “İş hayatında çok etkili olacağım.” MMS: “Nasıl çok etkili olacaksın?”
  • D: “Şirket toplantılarımızdaki tartışmalar kafaları karıştırıyor.” MMS: “Bu Toplantılarda Nasıl İletişim kuruyorsunuz? Neleri Tartışıyorsunuz? Kafanız Nasıl karışıyor?”
  • D: “Eğitmen Richard’ın NLP Konferansı vermek becerisi diğerlerinden daha fazla.” MMS: “Kimlerden daha fazla?”
  • D: “Günümüzde artık iyi bir eğitmen olmanın Yolu NLP öğrenmekten geçiyor.” MMS: “Kime göre?”

B. Çarpıtmakla İlgili (Distortions):

  • Danışan: “Müdür hep beni görmezden geliyor. Benden hoşlanmıyor.” Meta Model Sorusu: “Nasıl görmezden geliyor? Senden hoşlanmadığından Nasıl emin olabiliyorsun?”
  • D: “Eğitmenin yanına yaklaştığımda kaşlarını çatıyor. Benimle bir sorunu var.” MMS: “Onun kaşlarının çatık olması nasıl seninle sorunu olduğu anlamına geliyor?”
  • D: “Satış servisindekilere NLP Kursu aldırırsak sorunlar çözülür.” MMS: “Satış Servisindekilerin NLP Kursu almaları Sorunların çözümüne Nasıl Neden olacak?”
  • D: “Toplantıda müdürün benim şirkette kalmam yönünde mi yoksa gitmem yönünde mi karar vereceğini merak ediyorum.” MMS: “Bu konuda bir toplantı yapılacağını ve müdürün bu konuda bir karar vereceğini nereden biliyorsun?”

C. Genellemek İle İlgili (Generalizations):

  • Danışan: “Müdür çalışanların sorunlarıyla hiç ilgilenmiyor.” Meta Model Sorusu: “İlgilenmiş olduğu bir an olabilir mi?”
  • D: “Sorunlarımı kimseye anlatmamak zorundayım.” MMS: “Anlatırsan Ne Olur?”
  • D: “Ben hayatta NLP Konferansı veremem.” MMS: “Verebilseydin Ne Olurdu?”

. . .

Hikaye: “Yaramaz Çocuklar”Stephen Covey anlatıyor:

“Bir Pazar sabahı New York Şehrinde metroda başımdan geçen bir olayın bende yarattığı Paradigma Değişimini anımsıyorum. Metroda herkes sessizce oturuyordu. Bir takım insanlar gazete okuyorlardı. Bazıları düşüncelere dalmıştı, bazıları da gözlerini kapatmış dinleniyordu. Sakin ve huzurlu bir ortam var idi.

Sonra birdenbire bir istasyonda bir adam ve çocukları metroya bindi. Çocuklar o kadar yaramaz ve gürültücüydü ki, içerideki hava birden değişti. Adam yanıma oturup gözlerini kapattı, durumla ilgilenmediği anlaşılıyordu. Çocuklar koşuyor, bağırıp çağırıyor, eşyaları fırlatıp atıyor, hatta bazı yolcuların gazetelerini ellerinden kapıyorlardı. Ama yanımda oturan adam hiç bir şey yapmıyordu. Öfkelenmemek zordu. Adamın, çocukların böyle vahşice koşuşturuşlarına aldırmayacak, bu konuda hiçbir şey yapmayacak, hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek kadar ‘Duygusuz’ oluşuna inanamıyordum. Metroda herkesin sinirlendiği belliydi.

Sonunda, olağanüstü bir sabırla ve kendimi tutmağa çalışarak adama dönüp: ‘Beyefendi, çocuklarınız birçok kişiyi rahatsız ediyor. Onlara biraz hakim olamaz mısınız?’ dedim. Adam, durumu henüz farkediyormuş gibi bana bakarak, usulca, ‘Ah, çok haklısınız, birşeyler yapsam iyi olacak. Hastahaneden geliyoruz da. Anneleri bir saat önce orada öldü. Ne düşüneceğimi bilemiyorum. Galiba çocuklar bu duruma nasıl katlanacaklarını bilemiyorlar’ dedi.

O anda neler hissettiğimi düşünebiliyor musunuz? Paradigmam değişime uğradı. Birdenbire her şeyi başka türlü gördüm. Başka türlü ‘gördüğüm’ için de başka türlü ‘düşünmeğe’, başka türlü ‘hissetmeğe’ ve başka türlü ‘davranmaya’ başladım. Öfkem hemen geçti. Tutumumu ve davranışlarımı kontrol etme kaygısına gerek kalmadı. Yüreğim adamın ‘acısıyla’ doldu. Sevecenlik ve Merhamet duyguları boşandı içimden. ‘Demek karınız öldü. Çok üzüldüm. Bana olayı anlatabilirmisiniz? Size nasıl yardım edebilirim?’ dedim.”

Benzer Konular: